Osmanlı'da Avukatlık ve Ücret Tarifesi (1876)
19. yüzyıl’da Osmanlı’da avukatlığa dair yapılmış değerli çalışmalar mevcut. Ancak benim merak ettiğim Avukatlığın günlük pratiği nasıl işliyor.
Buna dair Mehâkim-i nizamiye dâva vekilleri hakkında nizâmnâme ve ücret tarifesi bize biraz fikir verebilir. Özellikle de ücret tarifesi mesleğin işleyişine dair fikir veriyor.
Kabaca özetlersek (ilk derece mahkemeleri için):
- Reyname Ücreti: 50 kuruş. Bu anladığım kadarıyla, günümüzde, görüşme ücretine denk geliyor. Örneğin Avukatın Kitabı, Özkent, s. 53’te bunu “istişare” ücreti olarak verilmiş.
- Dava ile ilgili dilekçeler: Yüz elli kelimeyi geçmeyen dilekçeler için 30 kuruş, geçerse her ekstra yüz kelimede ekstra 5 kuruş. İlamlara itiraz dilekçesi 25 kuruş.
- Celse Ücretleri: Kesin olarak görülen (istinaf yolu kapalı) işlerde her muhakeme için 30 kuruş, istinaf yolu açık olanlarda 50 kuruş.
Burada ilginç olan, günümüzde sözlü danışmanın, en azından teoride, saat üzerinden ücretlendirilirken ve yapılan işin türüne göre ücret alınırken geçmişte dilekçedeki kelime sayısının belirleyici olması. Elbette pratikte bu nasıl işliyordu, ne kadar işliyordu, şimdilik bilmiyoruz 😀
Peki bu ücretlerin o dönemdeki anlamı neydi?
Google’da hızlı bir araştırma ile Kemal Karpat’ın 1880'de Kayseri Sancağı'nın Sosyal, Ekonomik ve İdari Durumu: İngiltere'nin Anadolu Konsolos Yardımcısı Lieutenant Ferdinant Bennet'in Raporu (Ekim 1880) çalışmasına (Bayram Bayraktar çevirisini yapmış) ulaşıyoruz.
Sayfa 887’de, 1880’de Kayseri’deki ücretleri görüyoruz:
Devam ediyoruz. Sayfa 888’de Kayseri’deki pazar fiyatlarını görüyoruz.
Yani verilen avukatlık tarifesine göre en basit dilekçe karşılığında 30 kuruş ile bir çift çizme alınabiliyor 😀. Benzer şekilde avukatlık ücretleri yukarıdaki tabloda verilen aylık/haftalık işçi ücretlerinin çok üstünde görünüyor.
Elbette bu karşılaştırma kesin bir sonuca varmaya yetmiyor. Aradaki dört yıllık fark ve enflasyonun da dikkate alınması gerekiyor. Ama yine de verilen tarifeyi bağlama oturtmak için fikir veriyor.
Biraz daha ilerliyoruz. GÜVEN, T., KARAOĞLU, Ö. (2020). VELİEFENDİ BASMA FABRİKASI’NDA İŞÇİ ÜCRETLERİ (1848-1876). Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 20(2),389-412 çalışmasına ulaşıyoruz.
Sayfa 402’de Veliefendi basma fabrikasında 1876’da ortalama çalışan ücretlerinin 300 kuruş olduğunu görüyoruz. Yani 10 kısa dilekçe ücretine denk geliyor 🙂.

Tekrar etmiş olalım: Tarife gerçekten ne kadar uygulanıyordu, bildiğim kadarıyla henüz elimizde bir bilgi yok.





